04 Mart 2008 Salı

Serdar ORTAÇ'ın dünü ve bu günü

BİOGRAFİ
16 Şubat 1970 tarihinde İstanbul’da doğdu.Ilk öğretiminii Kocamustafapasa'da ve ortaokul öğretimini Suadiye Lisesi'nde tamamladı. Haydarpaşa Meslek Lisesinde torna-tesviye bölümünde liseyi bitirdi.Yüksek öğretimine Bilkent Üniversitesi Amerikan Dili ve Edebiyatı Bölümünde başladı. Fakat tahsilini tamamlamadan üniversiteden ayrıldı. 1993 senesinde istanbulda özel radyolarda program yapımcısı ve sunucu olarak çalıştı.Programlarını dinleyen bir plak yapımcısı tarafından Raks müzik şirketi ile anlaşma yapması teklif edildi.Böylelikle o gune kadar yazdıgı şarkılarını, kendi sesi ile seslendirme şansını yakaldı ve ilk albümünü yaptı.1994 yılında ilk albümü "Aşk İçin-Karabiberim" ile muzik dunyasına merhaba dedi.1996'da ikinci albümü olan Yaz yağmuru'nu yaptı.Bu albümün tamamını ispanyolca seslendirerek Meksikada bir albüm yaptı.Daha sonra Türkiye'de de bu albümü , ispanyolca bir single olarak hazırladı.3. Albümü olan GECELERIN ADAMI, 1998 senesinde piyasaya çıktı.4. Albüm calısması BILSEMKI 2000 senesinde çıktı. 5. Albümü OKYANUS oldu.2002 senesinde piyasaya çıktı. 6. Albüm BENİ UNUT/ÇAKRA 2004 senesinde satışa sunuldu. Ödülleri : 1994 Kral tv Video Müzik Ödülleri - En iyi çıkış yapan sanatçı 1997 Milliyet Yılın En Sevilen Şarkısı - Padişah 1999 Hürriyet Altın Kelebek - Yılın en başarılı sanatçısı.2000 Kral tv Video Müzik Ödülleri - Pop Müzik en iyi erkek sanatçı 2003 Radyo ve TV Oscarları - En iyi Show Programı : Serdar Ortaç'la Hep Beraber




Serdar Ortac Fun Club
Gitme video - Gitme new video
Harbiye Konserleri 2006 Video
Harbiye Konserleri 2006 images
Dansöz Video Resimleri - İmages
Dansöz klip izlemek için .
Harbiye Konserleri Haziran 2006
Solar Beach Konser resimleri
İzmir Amerikan Konseri 2006 resimleri
Miniaturk konseri
Antalya Konseri 2006 resimleri
Sor Klip download
Sor Klip arkasi
Sor klip - izlemek için ...
Konser Haber - News
Yeni albümün tanıtımını izleyebilirsiniz.
Menajerlik Ofisi
Power Türk roportaj
Serdar Ortac & Ebru Gündeş Harbiye Konser Resimleri
2005 Yılı Ödülleri
Sevdiğim cümleler...
Sevdiğim cümleler... :
----Öyle ufak tefek rüzgarlar seni eğerse,Bir dağ kadar olsan , bir ota değmezsin ...
----Kadın bir bahardır,Bir kapanır,bir açar.Kaçarsan takip eder,Takip edersen kaçar.
----Dile düştüm senin yüzünden dile,Bana çatılmayan kaşlar kalmadı.Üstelik bu acı ve bu hicranla,Ağlayan gözümde yaşlar kalmadı.
----Ahu gah-ı yare gittim,Arz için ahvalimi.Bir perişan halini gördüm,Unuttum kendi halimi.Neden Gönül bu hayata Halen bir küskün gibi,En eski hatıralar ,Daha henüz dün gibi.
----Söylemek istesem gönüldekini ,Dilime dolanan ızdırap olur .Yazsaydım derdimin ben bir tekini,Ciltlere sığmayan bir kitap olur.Ah Ne yaman çileli bir insanmışım,Sunulan her derdi şifa sanmışım ,Ah ne aldanmışım nede yanmışım,Aldanan gönülde Aşk serap olur.
----Ben ne söylerim,Sen ne Anlarsın ?
----Cihanda varmıdır böyle güzel yar ?Sevsen azarlar,Sevmesen azarlar.
----erbâbı mansıptan biri Millete eşek dese,Red olunmaz sözü,amma ki pek can sıkar...Bilmezki, Sadrazamlarla vâliler de ,Milleten çıkar....( Şair eşref 1847 )

Nehir gözlüm - Sibel Can 2005
Bittim - Demet Akalın 2005 - Demet Akalın
Kanasın - Sibel Can
Padişah - Sibel Can
Umurumda değil - Muazzez Abacı
Cesaretim var - Muazzez Abacı
Erkekler - Ebru Gündeş
Aradınmı? - Hülya Avşar
Affet beni bu halimle - Ebru Gündeş
Yorgun seneler - Ebru Gündeş
Kaç kere Sever insan&Bensiz olsun - Fulden Uras
Kurudum - Petek Dinçöz
Her kuşun eti yenmez - Yılmaz Morgül
İçmek İstiyorum - Yılmaz Morgül
Sulukule - Yılmaz Morgül
İhtiyacım yok - Coşkun Sabah
Yorma - Coşkun Sabah
Vururum kendimi - Birol
Yalancı Bahar - Birol
Bu gecenin hatırına - Seren Serengil
Boşver - Birol
Hiç Tadı Tuzu Kalmadı Aşkın - Birol
Vururum seni kalbinden - Aydın
Kalbim buz gibi - Aydın
Deli Dünya - Emel Müftüoğlu
Acemi Aşık - Emel Müftüoğlu
Doyamadan aşkına - Fatih Ürek
Senin için ömrümü verdim - Gülben Ergen
Ben aşkı böyle bilmezdim - Sibel Turnagöl
Ben böyleyim - Gülşen
İhanet ettin - Gülşen
Şikayetim var - Sibel Turnagöl
Gel bana burcunu söyle - Ufuk Yıldırım
Karalım - Aşkın Nur Yengi
Gül yarim - Mert
Yine sen varsın - Mert
Sana aldanmam - Mert
Çek kürekleri - Fulden Uras
Yanlış Anladın - Burhan Çaçan
Terelelli -Rusça - Mama Vukadam
Gamzelim-Rumca -
Nar Çiçeğim-Rumca -
Asrın Hatası - Aziza

Mesaj Bırakmak için buraya TIKLAYIN...

Şenpazar İlçesi



Ormanın, suyun ve bulutların dağları bir kuşak gibi sardığı , arıların her derde deva balı topladığı, kestanenin, çamın, ardıçın, meşenin, gürgenin, köknarın, kısacası doğanın ürettiği birçok bitkinin koyun koyuna kardeşçe yaşadığı, işte Şenpazar'ımız.





TARİHİ :
Şenpazar’ın yerleşim yeri olarak ne zamandan beri kullanıldığına dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte, halk arasında söylenegelen değişik rivayetler bulunmaktadır. İşte bu rivayetlerin bir kısmından ve çevrede bulunan kerpiç yapı ve mezarlık kalıntılarından hareketle Şenpazar’ın Bizans dönemine uzandığı fikri ağır basmaktadır. Buradan yola çıkarak tarihi süreç içerisinde Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar tarafından yurt edinilen Şenpazar ile ilgili önemli bir tarihi kalıntı ele geçirilememiştir. Fakat değişmeyen ve halk arasında şüphe edilmeyen bir şey var ki o da ilk yerleşim alanının bu gün ilçeye bağlı olan “Kuztekke” olarak bilinen mahallenin olduğu yer olmasıdır.İlk olarak Şehribani, daha sonra ise halk arasında Şarabani ve Şarbana biçiminde söylenen ilçe adı 1968 yılında Şenpazar olarak resmileşmiştir. 1954 yılında nahiye olmuş, 1974 yılında Belediye teşkilatı kurulmuş olup, 1987 yılının Mayıs ayında ise ilçe olmasına karar verilmiştir.Kastamonu il merkezine 97 km mesafede olan ilçemiz Karadeniz’e 38 km mesafede olup deniz seviyesinden yüksekliği 335 metredir. Yeryüzü şekilleri genellikle engebeli bir arazi yapısına sahip olup yemyeşil ormanlarla kaplıdır. İlçemiz ormanlarında çok zengin ağaç türleri mevcuttur. Ormanlarımızda yaban hayatın en güzel örnekleri yaşam sürmektedir.İlçemizde tipik Karadeniz iklimi hakim olmaktadır. İlkbahar ve sonbaharda bol yağmurlar yağdığından buna bağlı olarak tabiat yeşillere bezenmektedir.İlçe merkezinden geçen Şenpazar Çayı bu ormanlara düşen yağışın bir kısmını Karadeniz’e taşımakta, ancak zaman zaman ilçe merkezini tehdit edebilmektedir. Bu akarsu üzerinde bulunan ve ilk kez 1997 senesinin Mayıs ayında ATLAS ekibince geçilebilen Şehriban Kanyonu hala daha gizemini korumakta, dik yamaçlarının bazı yerlerde birbirine bir metre kadar yaklaştığı söylenmektedir.İlçemize bağlı 23 köy muhtarlığı ve 7 mahalle muhtarlığı vardır. İlçemizde iş sahaları ve sanayi kuruluşları olmadığından, arazi de tarım için işlemesi zor bir yapıya sahip olduğundan ilçemizden sürekli dışarıya göç olmaktadır. Halen ilçemizde çoğunlukla yaşlı nüfus bulunmakta, emekliler gelip yerleşmektedir. 2000 Nüfus sayımına göre ilçe merkezinin nüfusu 2.682, köylerin nüfusu 3.812 , toplam 6.494 olarak tespit edilmiştir. Halbuki Şenpazar nüfusuna kayıtlı 25.500 civarında kişi bulunmaktadır. Görüldüğü gibi 20000 civarında dışarı nüfusumuz bulunmaktadır.Kanyonu geçmeyi deneyen Atlas ekibi zorlu bir çalışmadan sonra bu kanyonu ilk geçenler ünvanını almıştır. Bir daha da deneyen olmamıştır.Şenpazar çayının içinde bulunan ve Dağlı ile Dereköy Köyü sınırlarından başlayıp Cide Kumköy sınırlarına ulaşan Şehriban kanyonu geçilmezliğini koruyor. İlçemizin her yeri doğal bir park görünümündedir. Zaten bir kısım ormanlarımız Küre Dağları Milli Parkı sınırları içinde kalmaktadır.İlçemizin içme suyunun da temin edildiği ve Gürleyik Çayının kaynağını oluşturan Değirmenbaşı Suyu ilçeden 6 km uzakta doğal kaynaktır. Suyun kaynağı ve çevresi doğal yapısıyla görülmeye değer yerlerdir.Bir diğer doğal su kaynağı olan Fabrika Deresi Suyu ise yine ilçemizin doğal kaynaklarından biridir. Bu su üzerinde Alabalık Tesisleri kurulu olup bu tesislerden ilçemiz faydalandığı gibi asıl pazarlama İstanbul’a yapılmaktadır.Kış mevsiminde ilçe sakinleri hayvanlarıyla meşgul olmakta, bazı köylerimizde ise boş zamanlarını yerel el sanatı olan kaşık yapımı ve sepet örmeyle geçirirler.Dağlı Kuylucu adıyla anılan çok geniş bir çukur alan Dağcılık ve Mağara turizmi için görülmeye ve gizemini çözmeye değer yerlerdir.400 metre derinliğinde , normal olarak inilmesi mümkün olmayan duvarları kaya ve taş aralarında ağaçların bulunduğu Kuylucu’nun dibinden su kaynağı bulunduğu ve buradan çıkan suyun yine aynı çukurun dibinden yerin altına doğru süzüldüğü söylenmektedir.İlçemizin ormanlarında buna benzer doğal mağaralar mevcut olup daha incelenmediğinden kayıtlarda gözükmemektedir. Baragöz Yaylası ilçenin 5 km doğusunda ilçeyi kuş bakışı gören Hasantepesi üzerinde doğal mesire yeridir. Kızılcasu, Atalanı, Isırganlı, Karacakaya ormanları içerisinde değişik türde ağaç ve yabani hayvanların bulunduğu tabii park olarak gezilip görülmeye değer yerlerdir.




Geniş Bilgi İçin : http://www.senpazar.gov.tr/

ÖNEMLİ TELEFONLAR:
KAYMAKAMLIK
0366 788 11 77
BELEDİYE
0366 788 10 01
JANDARMA
0366 788 12 70
EMNİYET
0366 788 19 80


Doğanyurt İlçesi


TARİHİ VE COĞRAFİ YAPISI :

İlçemizin kuruluş tarihi kesin olarak belirli olmamakla beraber M.Ö.4.yy’da Portuslar tarafından kurulduğu, sanılmaktadır. Pontuslar zamanında GEREAS adı ile anılan Doganyur’un ilk yerleşim alanı; bugün sadece temelleri kalan kaledir. Zamanla yerleşim alanı bugünkü Meset mahallesi ve CUMAYANI semtlerinde oluşmuştur. 1846 yılında HOŞALAY adı ile Bucak kurarak Kastamonu’ya bağlanmıştır. Aynı yıl denizden gelebilecek korsanlara karşı karakol oluşturulmuştur. 1990 yılında bucuk teşkilatlarının kaldırılmasıyla bir süre köy statüsüne dönmüştür.

9 mayıs 1990 tarihinde çıkarılan yasa ile ilçe olmuş,1. Eylül 1990 tarihinde ilçe olarak faaliyete geçmiştir. İlçe Batı Karadeniz Bölgesinde sahil kesiminde kurulmuş olup arazı dağlık ve engebelidir Ormanlık ve dağlık bir bölge olması sebebiyle bir çok derelerin oluşturduğu, Meset çayı İlçe Merkezinden geçerek Karadenizle birleşmektedir. İlçe merkezinde rakım 5 metredir. Sıcaklık kışın -5 santigırat derece yazın ise 30 santigirat derecedir.


NÜFUS DURUMU:

İlçemize bağlı 25 köy 45 mahalle bulunmaktadır.2000 Yılı nüfus sayımına göre ilçenin toplam nüfusu 9.668’dır. İlçe merkezinde 1470 köylerde 8.198 kişi yaşamaktadır. 1990 sayımına göre İlçe nüfusu 11.327 kişidir. Bu sonuca göre 10 yılda nüfus % 16 azalmaya uğramıştır.İlçenin yüz ölçümü 211 kilometrekare olup, kilometrekare başına düşen kişi sayısı 46’dır. Arazi yetersizliği,işsizlik köylerde yaşam koşullarının zorlugu gibi Sosyal ve ekonomik nedenlerden dolayı bazı illere yoğun şekilde göç olmaktadır. Yaz aylarında ise nüfus çoğalmaktadır.


SOSYAL DURUMU:

İlçemizin Orman Yönünden zengin olması sebebiyle ve o dönemlerdeki imkanlar çerçevesinde evlerin büyük çoğunluğu ahşaptan yapılmıştır. Ancak son yıllarda ormanların azalması gittikçe daha az zati ihtiyaç verilmesi sebebiyle,beton ve ahşap-tuğla evler yapılmaktadır. İlçe teşkilatının kurulmasından İlçe merkezinde evlere olan talep artmıştır. Sosyal yaşantı açısından örf ve adetlere bağlılık devam etmektedir.


SAĞLIK:

Sağlık Hizmetleri yönünden İlçe merkezinde 1 Merkez Sağlık Ocağı bulunmakta olup, Sağlık Ocağında 4 Doktor, 2 Hemşire, 4 Ebe, 1 Laborant,1 Sağlık memuru ,1 Şoför, 1 Hizmetli görev yapmaktadır. Sağlık Ocağında 2 Ambulans bulunmaktadır. Sağlık Ocağına ait 4 Lojman bulunmakta, fakat lojmanlar oturulamaz durumda olduğu için boş bulunmaktadır. Ayrıca İlçemize bağlı Akçabel köyünde Sağlık Ocağı, Kayran köyünde sağlık evi, Başköy köyünde sağlık evi, Düzağaç köyünde sağlık evi, Gözalan köyü sağlık evi bulunmakta olup,Sağlık personeli bulunmadığından faal değildir.


ULAŞTIRMA:

İlçemizin Kastamonu Merkezine 125 Km.lik Cide ilçesine 65 Km’lik asfalt karayolu bağlantısı bulunmaktadır. Yol olmayan köyümüz yoktur. Köy yollarımız Stabilizedir. Fakat kış aylarında bazı köylerimize ulaşım çok güçlükle yapılmaktadır. Telefonsuz köyümüz bulunmamaktadır. Ancak yeterli değildir. TRT ye bağlı radyolar İlçemizden rahatlıkla dinlenmektedir. Televizyon olarak TRT1,TRT2 TRT3 kanalları ile 3 adet özel televizyon kanalı seyredilmektedir.


KÜLTÜR VE TURİZM:

ilçe merkezinde 1 Lise 1 İlköğretim okulu 1 yatılı bölge okulu Bulunmaktadır. Akçabel köyünde 8 Sınıflı İlköğretim okulu, Köylerimizde birleştirilmiş, 34 adet İlköğretim Okulu bulunmaktadır. İlçemiz Yatalı Bölge Okulu (YBO) 350 öğrenci barınmaktadır.İlçemizde Okur-Yazarlık oranı % 98 dir.İlçe Merkezindeki Balıkçı Barınağı içinde deniz kenarındaki Meset kalesinin ve izleri görülebilmektedir.Kale aynı zamanda antik döneminde ibadet yeri vaziyfesinide görmüştür. Kayran, İlyasbey yerleşim yerleri eski iskan yerleri olup, kalıntılardan fazla bir şey kalmamıştır. İlçemizin sahilde yer alması Turizm için tabii güzellikler ile doludur Her ne kadar Turizme hizmet verecek tesis bulunmamakta ise de İlçemizdeki mevcut lokantalar yemek ihtiyaçlarını kapasitededir.


TARİHİ VE TURİSTİK YERLER

İlçe merkezindeki Balıkçı Barınağı içinde deniz kenarındaki Meset kalesinin kalıntıları ve izleri görülebilmektedir. Kale aynı zamanda antik döneminde ibadet yeri vazifesini de görmüştür. İlçemize bağlı köylerde eski yerleşim birimlerinden olup, kalıntılarından fazla bir şey kalmamıştır. İlçemiz sahilde yer alması nedeni ile Turizm için tabii güzellikler ile doludur. Yeşille mavinin iç içe yaşandığı, orman ile denizin yan yana birleştiği eşsiz doğa manzarası bulunmaktadır. Yeterince konaklama tesisi ihtiyacı giderildiğinde turizme açılmaması için sebep bulunmamaktadır. Doğal güzelliklerin bozulmadan tabii halde kaldığı ender yerlerden bulunmaktadır. Hafta sonları için ailelerin rahatlıkla gelip piknik yapabilecekleri çay bahçeleri ve mesire alanları bulunmasına rağmen Kastamonu ve çevre ilçelerde çok fazla bilinmemektedir. Doğanyurt’un yeterince tanıtılamaması nedeni ile diğer sahil ilçelerimizle aynı özellikleri taşımasına rağmen çok fazla bilinmemektedir. İlçemizin yeterince tanındıktan sonra Kastamonu’nun hatta Karadeniz bölgesinin en önemli turistik bölgelerinden biri olacağı ve turizmde hak ettiği yeri alacağı inancındayız. Tüm halkımızı Doğanyurt’un bu güzelliklerini görmeye davet ediyoruz.
Geniş Bilgi İçin : http://www.doganyurt.gov.tr/

ÖNEMLİ TELEFONLAR:
KAYMAKAMLIK
0366 8431130
BELEDİYE
0366 8431260
JANDARMA
0366 8431003
PTT
0366 8431215
BEDAŞ
0366 8431246
TELEKOM
0366 8431000

03 Mart 2008 Pazartesi

Pınarbaşı İlçesi ve Valla Kanyonu



Pınarbaşı İlçesi Muratbaşı Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır. Kanyonun ilçeye uzaklığı 26’km’dir. Muratbaşı Valla Mahallesine kadar stabilize yoldur. Kanyona kadar olan 1.5Km’lik kısmı ise orman içi patika yoldur. Pınarbaşı ilçesine bağlı Muratbaşı köyündeki Valla Kanyonu Devrekani Çayı ile Kanlıçay’ın birleştiği bölgeden başlamakta olup, Cide ilçesi istikametinde 12 km uzunluğunda yan duvar kayaların yüksekliği yer yer 800-1300 metreye ulaşan ve girişi son derece zor olan ve Muratbaşı Köyü Valla Mahallesinin altından orman içi 1.5km’lik yolculuktan sonra bu iki çayın birleştiği yerden seyredilebilmektedir. Bu kanyonda sarp kayalıklar ve bu kayalıklarda kartal, akbaba, atmaca, doğan ve diğer tüm yabani av hayvanlarını bünyesinde barındırmaktadır. Valla Kanyonu 1994 yılında İstanbul Teknik Üniversitesinden gelen 4 öğrencinin burada kaybolup, 14 gün sonra Cide ilçesinden çıkmaları ve burasını Vahşi Cennet olarak tanımlamaları ile basında yer alıp, doğa severlerin ziyaret yeri haline gelmiştir. Kanyonun techizatsız geçilmesi mümkün değildir.



ILGARİNİ MAĞARASI
İlçe merkezine uzaklığı 36 km olup, Sümenler Köyü Kazla mahallesi Top Meydana mevkiine kadar vasıta ile ulaşmak mümkündür. Sorkun Yaylasından itibaren dik ve kayalık orman içi patika yoldan yaya olarak 2 saat yürüyerek mağaraya ulaşmak mümkündür.Mağaranın tabii kemerli bir girişi vardır. İçeri girildiğinde iki kola ayrıldığı görülür. Girişte Bizans dönemine ait olduğu sanılan bir köy yıkıntısı mevcuttur. Sağdaki düz yoldan gidildiğinde Su sarnıcı bulunmaktadır. Bu sarnıç zaman içinde tahribata uğramıştır. Bu bölümde odalar ve sarkıtlar bulunduğundan Avizeli salon denilmektedir. Mağarasın sola ayrılan diğer yolundan gidildiğinde ağızdan itibaren –250m derinliğe kadar inilmekte ve M.Ö.2000 yılına ait insan yaşantısı izlerine rastlanılmaktadır.Bu değerleri ile dünyanın 4. mağarası olduğu bilinmektedir. Yolun başlangıcından aşağıya inildiğinde küçük bir düzlüğe ulaşılmaktadır. Buraya kadar inerken 40 kadar dönüşlü taştan örülmüş ve viraj şeklinde yoldan inilmektedir. Bu düzlükte kilise kalıntısı ve mezarlar vardır. Bu kısımda 7 adet mezar mevcuttur. Mezarlar zaman içinde gerek araştırmacılar gerekse başka amaçlarda tahrip edilmiştir. Kafa, kol ve bacak kemiklerine rastlanılmaktadır. Buradan sonrada yola devam edebilmek için teknik malzeme gerekmektedir. Böylece ulaşılabilen yere kadar mağaranın uzunluğu 858 m’dir.
ILICA ŞELALESİ
Pınarbaşı Ilıca Köyü sınarları içersinde bulunup, 12 km uzaklıktadır. Ilıca Köyünden itibaren patika yoldan yaya yırım saat sürmektedir. Su yaklaşık 10 metre yüksekten dökülmekte ve bu suyun döküldüğü yerde doğal olarak bir havuz oluşmuştur. Bu şelalenin en önemli özelliği de oluşan bu havuzun etrafının çok sayıda ağaç ve bitki örtüsü ile çevrili olmasıdır. Yine Şelalenin üst kısmından gidildiğinde yıllardır akan su ile kayaların aşınması sonucu kayalarda oluşan çukurluklar ve oymalara ayrı güzellik katmaktadır. Yine aynı köy içerisinde Bizanslılardan kalma bir hamam mevcuttur. Hamam yontma taştan yapılmış kubbe şeklinde 2 metre genişliğinde 3.5metre uzunluğunda 1.80 metre yüksekliğinde'dir. Hamamın yaz ve kış su ısısı 23 C’dir. Yine hamamın yan duvarlarında insanların yıkanmaları için sabunluklar ve oymalar mevcuttur.
HORMA KANYONU(Anbar Gölü)
Zarı çayı üzerinde olup, suyun taştaki kireçleri aşındırması ile oluşan derin kazanlar şeklinde çukurlar mevcuttur. Eski dönemlerde yaşayan insanların kayaları oyarak su kanalı açıp, bu kanaldan un su ile çalışan un değirmenine su akıtmaları yine ayrı bir dikkat çekmektedir.

PAŞA KONAĞI
Adeta terkedilmişliğin kaderine dayanamayan tarihi Paşa Konağı; Kastamonu Valiliği, Pınarbaşı Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği ile Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı tarafından restore edilen Paşa Konağı Turizm açısından büyük önem arz eden Ilgarini Mağarası, Valla Kanyonu, Ilıca Şelalesi’nin bulunduğu bu alanların 7 Temmuz 2000 tarihinde Milli Park ilan edilmesiyle birlikte Söz konusu konak Eko-turizm merkezi olarak restore edilmek üzere bu proje başlatılmış olup, 30 kişiye hizmet verecek kapasitedir.
BUZLUK MAĞARASI VE YÖRESEL TARİHİ ANBAR
İlçemiz Karafasıl köyü sınırları içerisinde bulunan ve yaya olarak yarım saatlik bir süre ile ulaşılabilen buzluk mağarası da dikit ve sarkıtları ile günü birlik gezilip görmeye değer yerlerimizdendir. Yine Örnek teşkil etmesi ve mağaraya gelenlerin ziyaret edebileceği ve barınabileceği ahşap yöresel ambarda turizm açısından ve yine Sonbaharda karşı dağlarda güz güllerini, doğanın tüm renk tonlarını bu ambardan seyretmeniz mümkün.

ALABALIK TESİSİ VE TAHTA KÖPRÜ
Yerel imkanlarla yapılan 3 havuzlu nostaljik yapıya sahip alabalık tesisi ve tahta köprüde tarihi Paşa Konağı ile bir bütün olarak faaliyet vermek üzere yapılmış olup, kendi kaynağından çıkan tarihi Zarı Pınarı ayağında gezilip görmeye değer yerlerdendir.

Mavi'nin ruh bulduğu, Yeşil'in bin bir tonudur Cide...

TARİH VE COĞRAFYA:
Anadolu’nun çoğu yöresinde olduğu gibi Cide’nin tarihi de insanlık tarihi kadar eskidir. Homeros yaklaşık 2800 yıl önce yazdığı İlyada’da Cide’den şöyle söz eder. “Yüksek kültürlü Henetlerin yurdundan geçtik; Kiteros’tan Aycelos’tan”.

Aycelos bugünkü Cide’dir. Kiteros’ta doğal bir liman olan ve günümüzde Gideros adıyla bilinen eski bir yerleşim merkezidir. Cide 1213 yılında Anadolu Selçukluların, 1460 ‘da Fatih Sultan Mehmet ‘in Kastamonu’yu almasıyla da Osmanlı İmparatorluğunun egemenliğine geçmiştir.Cide, tarih boyunca ipek yolu üzerinde önemli bir liman olma özelliğini sürdürmüş, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de “Karaağaç İskelesi “ adıyla Rus çarlığından getirilen tuzun dağıtım merkezi ve imparatorluğa mal sevk edilen bir liman olarak önem kazanmıştır. Önceleri Kastamonu’ya bağlı bir kadılık iken 1868 yılında ilçe olmuştur.Bartın -Sinop Karayolu üzerinde yer alan ve 103 km. uzunluğunda bir kıyı şeridi ile Karadeniz’e açılan Cide, Kuzeyde Karadeniz, doğuda Doğanyurt, Güneyde Şenpazar ve Pınarbaşı, Batıda Bartın ilinin Ulus ve Kurucaşile ilçeleri ile çevrilidir.İlçenin İl’e uzaklığı Şenpazar üzeri 131 km. Doğanyurt -İnebolu üzeri ise 180 km.dir.İlçemiz genelde dağlık ve engebeli bir coğrafi yapıya sahiptir. İlçenin doğusunda İsfendiyar sıradağları uzanır. Yer yer sarp ve geçit vermeyen tepelere rastlamak mümkündür. Geçit vermeyen nehir ve çay yoktur. İlçe merkezinde rakım sıfır olup ortalama rakım ise 800–900 m arasıdır. İlçenin %70 ‘i ormanlarla kaplıdır. Başlıca ağaç türleri: kayın, köknar, gürgen, meşe, çam ve kestanedir.İlçedeki başlıca akarsuları: Kapısuyu, Devrekani, Aydos, Güble ve Fakaz çaylarıdır.


NÜFUS:
2000 yılı Genel Nüfus sayımına göre ilçe merkezi 5.834 köyler 17.327 olmak üzere ilçe toplam nüfusu 23.161dir. Ekonomik nedenlerden dolayı uzun yıllardan beri ilçe genelinde yaşanan göç sonucu, ilçe nüfusu merkezde ve köylerde sürekli azalmaktadır. Bunu Mernis Projesi nüfus kayıtları çok açık göstermektedir. Mernis Projesine göre Cide nüfusuna kayıtlı insan 102.974 tür. Bu rakamlara göre nüfusun %77 si ilçe dışında yaşamaktadır. 1990–2000 genel nüfus sayımları arasında ilçe nüfusunda yaklaşık %2 oranında bir artış görülmüştür.Köyler genelde ayrı yerleşim biriminden oluşmaktaysa da, ayrı mahalle olarak adlandırılan bu birimlerde yerleşim toplu ve düzenlidir.

İDARİ DURUM:
1868 yılında ilçe olan Cide’nin 85 köyü ve bu köylere bağlı 204 mahallesi bulunmaktadır. İlçe’ de belediyeye bağlı altı mahalle vardır. İlçeye bağlı belde ve kasaba yoktur. İlçe‘nin toplam yüzölçümü 683 km2 dir.Merkezi idarenin geleneksel ilçe örgütlenmesi dışında, Adliye, Askerlik Şubesi Başkanlığı, Karayolları 154. Şube Şefliği ve iki adet Banka şubesi bulunmaktadır.

SOSYAL DURUM:
Cide nüfusuna kayıtlı insanların büyük bir bölümü dışarıda, özellikle İstanbul’da yaşamaktadır. Dışarıda yaşayan insanların ilçede yaşayan akrabalarıyla sosyal ve ekonomik yönden çok sıkı ilişkileri mevcuttur. Son yıllarda özellikle dışarıdaki yaşlı nüfusun mevsimlik de olsa ilçemize döndükleri gözlenmektedir. İlçemiz turizm hareketleri nedeni ile sosyal yönden gelişmiş olup, bayramlarda ve yaz aylarında ilçe genelinde büyük bir hareketlilik ve canlılık yaşanmaktadır. Bu dönemlerde ilçe nüfusunda büyük bir artış görülmekte, ilçe merkezinde nüfus 20–30 bini bulmaktadır.İlçe merkezinde bahçeli tek kat veya iki katlı tarihi ahşap ve taş binalarla; modern villa tipi bahçeli evler ve çok katlı apartmanlar iç içedir.Kırsal alanda ise geleneksel ahşap köy evlerinin yerini modern villa tipi evler ve çok katlı modern yapılar almaya başlamıştır. Ekseri sahil kesimindeki köyler olmak üzere köylerin çoğu yapılaşma açısından geleneksel Türk köyünün ötesinde küçük bir kasaba görüntüsündedir.İlçe genelinde konut sıkıntısı olmayıp, gecekondulaşma yoktur.İlçe ekonomik ve sosyal açıdan İstanbul, Bartın, Zonguldak ve yolun yapılması ile birlikte Kastamonu ile bağlantılıdır.

SAĞLIK:
İlçe merkezinde 50 yataklı Devlet hastanesi mevcut olup, hastane tıbbi cihaz olarak gerekli donanıma sahiptir. Üç ambulansı bulanan hastanede hastalar gerektiğinde Bartın ve Kastamonu’ya nakledilebilmektedir. Diyaliz ünitesi açılmış olup, vatandaşlarımıza hizmet vermektedir. Merkez ve İlyasbey, Nanepınarı, Yayla, Toygarlı köylerimizde 5 adet Sağlık Ocağı, Akbayır, Kumluca, Çayüstü, Çamdibi, Çilekçe, Akça, Yenice ve Uğurlu köylerinde 8 adet sağlık evi bulunmaktadır. Çataloluk Sağlık Ocağı ve İshakça Sağlık evi inşaatları halen devam etmektedir. Yayla Sağlık Ocağının, gerekli demirbaş ve tıbbi malzeme, büro malzemesi olmaması ve personelinin bulunmaması nedeniyle kapalı bulunmaktadır. Sağlık ocaklarımızın hiç birisinde yeterli sayıda doktor, hemşire, ebe ve sağlık memuru bulunmamaktadır.

ULAŞIM:
İlçe’de 103 Km. karayolu, 529 Km. köy yolu ağı mevcut olup, karayolunun tamamı asfalttır. Köy yollarının ise, 14 Km’si Beton yol, 68 Km’si Asfalt, 344 Km’si Stabilize kaplama, 100 Km’si Tefsiye yapım, 3 Km’si Mutasavver yoldur.
İSTANBUL-CİDE : Günlük otobüs seferleri
ASLAN : Cide telefon 866 10 80
TEKİNER : Cide telefon 866 10 36
CİDELİLER : Cide telefon 866 32 74
BARTIN-CİDE : Günlük minibüs seferi
CİDE TUR : Cide telefonu 866 12 58
PALA : Cide telefonu 866 12 58
KASTAMONU-CİDE: Minibüs seferleri
DOĞUŞ : Cide telefon 866 10 36
ŞENPAZAR TUR : Cide telefon 866 10 80
ZONGULDAK-CİDE: Günlük otobüs seferi
KESİNTAŞ : Cide telefon 866 12 58
ANKARA-CİDE : Bartın ya da Kastamonu yoluyla




KÜLTÜR VE TURİZM:
Cide İlçesi kilometrelerce uzanan sahili, kıyıya dimdik inen dağların önünde muhteşem güzellikteki koylar ve her yanı yemyeşil ormanlarıyla Rıfat ILGAZ' a ilham kaynağı olmuştur.



RIFAT ILGAZ, 1911 yılında Cide'de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. Cide’ yi çok seven Rıfat ILGAZ “Hababam Sınıfı” adlı eserin yazarıdır.Yerel kıyafetler ulusal ölçekte değerlendirildiğinde özellikle kadın kıyafetlerinde farklılıklar gözlenmektedir. Bu kadın kıyafetinde en belirgin nokta Rıfat ILGAZ’IN şiirlerine ve romanlarına da konu olan Sarı Yazma’dır. Kadınlar başörtüsü olarak kullandıkları sarı renkli bu yazma sembol haline gelmiştir. Fabrikasyon üretimin henüz gelişmediği dönemlerde Sarı Yazma Cide’nin Başköy adlı köyünde yaşayan Mehmet GENÇ tarafından doğal ahşap baskı kalıpları kullanılarak yapılmakta idi. Halen çok az da olsa aynı kişi tarafından üretim yapılmaktadır. Kıyafetin diğer bölümleri ise şöyledir; Uzun bol etekli elbise (göynek), Kırmızı paçalı şalvar (don) ve Belde kuşak şeklindedir.



Cide köylerinde Kahve değirmeni, Karabiber değirmeni, Çeyiz Sandığı, Tahta Kaşık, Sultan Kayığı Maketleri el sanatları dalında sayılabilecek önemli değerlerdir.Sultan Kayıkları: 30 m. uzunluğunda ve 2,5 m. genişliğinde, tamamen aslına uygundur. En ince ayrıntılar dikkate alınarak ahşaptan yapılmıştır. Kullanılan ahşap ağırlıklı olarak meşe, çam ve kestane olup üzerlerindeki el işçiliği günümüzde sayısı azalmış olan ustalara aittir.Ceviz Helvası: Yöresel olarak yapılan Ceviz Helvası şu an ilçemizde modern makinelerle üretilip tüketime sunulmaktadır.Karadeniz’de en fazla sahili olan ilçemizde turizm faaliyetleri desteklenmeli, yöre turistik ilçe statüsüne alınmalı ve de turizm alanı ilan edilerek yöre turizme açılmalıdır. Cide İlçesi Coğrafi konumu itibariyle turizme çok elverişlidir. 11 km. kesintisiz plajı, Gideros, Aydos, Denizkonak, Uğurlu, Çayyaka, Akbayır ve İlyasbey sahillerinde denize girmeye çok elverişlidir.Tamamı yeşil %70 ‘i Ormanla kaplı olan ilçede tüm bölge piknik için çok uygundur.Her yıl Temmuz ayında edebiyatımızın büyük ustalarından Şair ve yazar Rıfat ILGAZ anısına düzenlenmekte olan“Rıfat ILGAZ Kültür ve Sanat Festivali “ ilçemizin turizmi ve tanıtımı açısından önemli bir faktör olup, daha fazla sivil toplum örgütü ve kamu kurum ve kuruluşunun katkısıyla, bu festivale katılımın artması sağlanmalıdır.

GEZİP GÖRÜLECEK YERLER:
İlçemiz Turizm açısından hak ettiğini almış değildir. Gerek Ulaşımın gerekse de tanıtımın sorunlarının aşılamamasından gerekli tanıtım yapılamamıştır. Deniz ve dağ turizminin iç içe olduğu bir yerleşim yeridir. Güble ile Akbayır köyleri arasında bulunan Çoban Kalesi Romalılar zamanında yapılmış, Osmanlılar zamanında tamir edilmiştir. Timle Kalesi Bizans dönemine aittir. Gazallı Kalesi Köseli köyünde bir burun üzerine kurulmuş olup, Bizans dönemine aittir. Okçu kalesi, Cide’nin batısında Okçular köyünde bulunmaktadır. Batıdan doğuya doğru uzanan doğal bir kayanın üzerine kurulmuştur. Kalenin tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Gideros Koyu, Ilgarini Mağarası, Valla Kalyonu gibi doğa harikalarına sahip, 11 km. sahil şeridi ve mavi ve yeşillin dost olduğu bu yerleşim yerinin vizyonunda deniz ve dağ turizmi ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır.

● KUMSAL Plaj
● KUYLUCA mağara
● GİDEROS doğal koy
● VALLA KANYONU gezi
● GÖKÇEKALE deniz
● DOĞALAN doğal park
● ILGARİNİ mağara
● ÇAYIR doğal park
● MAĞARALAR GRUBU
● KÖY PAZARLARI kuyu kebabı

Geniş Bilgi İçin : http://www.cide.gov.tr/

ÖNEMLİ TELEFONLAR:

KAYMAKAMLIK : 0 366 866 11 99
BELEDİYE : 0 366 866 10 04
JANDARMA : 0 366 866 29 11
EMNİYET : 0 366 866 10 60
PTT : 0 366 866 14 15
BEDAŞ : 0 366 866 11 93
TELEKOM : 0 366 866 10 00